Kararnameyle Şah Mat: Mahkeme Kararı Olmadan Bir Davayı Kazanmak

Bir dava devam ederken, taraflar iddia ve savunmalarını sunmuş ve mahkemenin kararı beklenirken kurallar bir gecede değiştirilirse ne olur? Macaristan’da artık bu sorunun açık bir cevabı var.

Hamle

Macaristan hükümeti üç gün önce 15/2026 sayılı Hükümet Kararnamesi’ni kabul etti. Kararnamede, düzenlemelerin yalnızca gelecekte açılacak davalara değil, hâlen devam eden yargılamalara da uygulanacağı açıkça belirtildi.

Sonucu belirleyen hüküm oldukça kısaydı:

“Madde 6 (1) Bu Kararname hükümleri hâlen devam eden yargılamalara da uygulanır. (2) 2023–2025 yılları için ödenmesi gereken dayanışma katkısına ilişkin devam eden tüm davalar mahkeme tarafından sona erdirilir. Yargılama giderleri Devlet tarafından karşılanır.”

Hepsi bu kadardı.

“Dayanışma katkısı”, ekonomik açıdan daha güçlü ve çoğu zaman muhalefet yönetimindeki şehirlerden önemli miktarda kaynağın devlet bütçesine aktarılmasını sağlayan, merkezi yönetim tarafından uygulanan bir yeniden dağıtım mekanizmasıdır [= vergi].

Sonuç

Yeni kararname kabul edildiğinde Budapeşte Belediyesi ile Macaristan Devlet Hazinesi arasındaki dava Budapeşte Başkent Bölge Mahkemesi önünde görülmekteydi. Hukuki çerçevenin aniden değişmesi üzerine mahkeme, artık uyuşmazlığın esası hakkında karar veremeyebileceği sonucuna vardı. Bunun yerine taraflara anayasal denetim talebinde bulunacağını bildirdi ve yargılama bu nedenle durduruldu.

Mahkeme bu kapsamda daha geniş hukuki sorunlara da açıkça dikkat çekti:

  • düzenlemelerin geriye yürümesi,
  • hukuki belirlilik,
  • kuvvetler ayrılığı ve
  • yürütmenin devam eden bir yargılamaya müdahale etmesi hâlinde yargısal denetimin fiilî sınırları.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Uyuşmazlık şimdi Anayasa Mahkemesi’nin önüne taşınıyor. Anayasa Mahkemesinin, itiraz konusu hükümlerin Macaristan Anayasası’nın sağladığı anayasal güvencelerle bağdaşır olup olmadığına 90 gün içinde karar vermesi gerekiyor. Mahkeme aynı zamanda, “dayanışma katkısının” AB hukukuna, özellikle de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı olup olmadığının incelenmesi amacıyla Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) önünde bir ön karar prosedürü başlatılıp başlatılmayacağını da değerlendiriyor.

Bu süreçlerin sonucu, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere yeniden olağan mahkemelerin önüne dönüp dönemeyeceğini veya yasama müdahalesinin yargısal denetimi engellemeye devam edip etmeyeceğini belirleyecek.

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.