Hâlen devam eden COVID-19 pandemisi günlük hayatımızı şimdiden değiştirmeye başladı. Pandeminin tüm olumsuz etkilerine rağmen, kamu yönetimi ve adalet sisteminde uzun zamandır beklenen bazı olumlu değişikliklere de zemin hazırlayabilir.
1. Video Konferans Yoluyla Mahkeme Duruşmaları
Avukatlar olarak bir süredir mahkemelerle dijital ortamda iletişim kuruyoruz. Bununla birlikte, Birleşik Krallık’taki siyah cüppe veya peruk kullanımı gibi oldukça eski bazı gelenekler hâlen varlığını sürdürmektedir.
Macaristan’da elektronik iletişim ağı aracılığıyla delil toplanması veya duruşmaların gerçekleştirilmesi hâlihazırda mümkündür. Bunun yakın gelecekte Almanya’da da mümkün hâle gelmesini memnuniyetle karşılarız.
2. Elektronik Dava Dosyaları
Hâlen çok sayıda dosyanın kâğıt ortamında tutulması nedeniyle, mahkemelerde dava dosyalarının elektronik ortamda yönetilmesine yönelik beklentiler uzun süredir devam etmektedir.
Bazı Alman mahkemelerinde, ses tanıma yazılımı tarafından otomatik olarak oluşturulan tutanakların veya diğer belgelerin, tüm tarafların ve kamuoyunun görebileceği şekilde bir ekranda ya da duvara yansıtılması hâlihazırda başarıyla uygulanmaktadır. Avukatlar bu dosyalara kendi dizüstü bilgisayarlarından da erişebilmektedir.
3. Elektronik İmzayla Dijital Sözleşme İmzalama
Pek çok kişinin bilmediği üzere, birçok Avrupa hukuk sistemi geleneksel yazılı şekli — örneğin bir metnin altına el yazısıyla imza atılmasını — yalnızca sınırlı sayıdaki işlem bakımından zorunlu tutmaktadır. Vakaların büyük çoğunluğunda kanun herhangi bir şekil şartı öngörmez. Bu nedenle sözleşmeler e-posta yoluyla, hatta WhatsApp veya Messenger gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden dahi geçerli şekilde kurulabilir.
Kanunun hâlen geleneksel yazılı şekli zorunlu tuttuğu durumlarda ise kullanıcıların nitelikli elektronik imza kullanarak dijital belgeleri geçerli ve kolay bir şekilde imzalayabilmelerini sağlayan dijital çözümlerin hızla yaygınlaşmasını bekliyoruz.
4. Elektronik Oylama
Ülkeler, özellikle gençler arasındaki düşük seçmen katılımı ve siyasi ilgisizlikten uzun süredir şikâyet etmektedir. Örneğin Almanya’da 60 yaşın üzerindeki seçmenlerin oy ağırlığı, 18 ila 30 yaş arasındaki seçmenlerin oy ağırlığının iki katıdır. Bu nedenle, özellikle genç seçmenler bakımından, Estonya’da hâlihazırda uygulandığı gibi çevrimiçi oy kullanma imkânının sunulması değerlendirilebilecek bir seçenektir.
5. Sanal Kimlik Belgeleri
Taşımamız gereken belge ve kimlik kartlarının sayısı arttıkça cüzdanlarımız da giderek kalabalıklaşmaktadır. Oysa bu belgelere gerektiğinde güvenli bir veri paketi aracılığıyla dijital ortamda erişilmesi mümkün olabilir.
Belgeler akıllı telefonumuzda veya tek bir çipli kartta saklanabilir ve parmak iziyle erişime açılabilir. Devlet veya diğer yetkili makamlar ise kişisel verilere yalnızca tarafımızdan açıkça yetkilendirilmeleri hâlinde erişebilir.
Başka hangi değişikliklerin yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?