Sekiz Yılı Aşan Sözleşmelerde Münhasır Satın Alma ve Tedarik Yükümlülükleri – Genel Şartlar ve Koşullar Kapsamında

Tedarikçi ile müşteri arasındaki ilişkinin tek seferlik bir satın alma işlemiyle sınırlı olmaması durumunda, uzun vadeli iş ilişkisi kapsamında ortaya çıkan temel hususları yeknesak biçimde düzenlemek amacıyla genellikle bir çerçeve tedarik sözleşmesi akdedilir. Bu sözleşmeler özellikle malların türü, kalitesi ve fiyatı ile ödeme koşullarını, kararlaştırılan kalitenin sağlanmasını, sorumluluğu ve hak taleplerinin ileri sürülmesini düzenler. Bu şekilde müşteri, gerek hammadde gerekse bitmiş ürün tedarikini, ideal olarak sabit veya önemli ölçüde değişmeyen bir satın alma fiyatıyla güvence altına almayı amaçlar. Tedarikçi ise satılan ürün miktarının sabit kalmasını veya mümkünse artmasını sağlamayı amaçlar.

Uzun vadeli münhasır satın alma ve tedarik yükümlülükleri, piyasayı önemli ölçüde kapatıcı bir etkiye yol açmamaları koşuluyla genel işlem şartlarının bir parçasını oluşturabilir. Düsseldorf Yüksek Bölge Mahkemesi de 17 Mayıs 2017 tarihli VI-U (Kart) 10/16 sayılı kararında bu görüşü benimsemiştir.Uzun vadeli münhasır satın alma ve tedarik yükümlülükleri, piyasayı önemli ölçüde kapatıcı bir etkiye yol açmamaları koşuluyla genel işlem şartlarının bir parçasını oluşturabilir. Düsseldorf Yüksek Bölge Mahkemesi de 17 Mayıs 2017 tarihli VI-U (Kart) 10/16 sayılı kararında bu görüşü benimsemiştir.

Tedarik sözleşmesinde aşağıdaki hüküm yer almaktaydı:

“Müşteri, sözleşme süresi boyunca Ek 1’de belirtilen ve sözleşmenin konusunu oluşturan ürünleri münhasıran tedarikçiden satın almayı taahhüt eder.”
Sözleşme sekiz yıllık sabit bir süre için akdedilmiş ve bu sürenin sona ermesinden altı ay önce taraflardan biri tarafından feshedilmediği takdirde sözleşmenin zımnen bir yıl daha uzayacağı kararlaştırılmıştı. Sözleşmenin üçüncü yılından itibaren müşteri, sözleşme kapsamındaki malları üçüncü kişilerden satın almaya başladı. Bunun üzerine tedarikçi, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 280(1) ve 241(1) maddeleri uyarınca müşteriye karşı bilgi verilmesi ve tazminat talepli dava açtı. Önceki yargılama aşamalarında hem Bölge Mahkemesi hem de Yüksek Bölge Mahkemesi tedarikçi lehine karar verdi.

Münhasır satın alma ve tedarik yükümlülüğü, Almanya Rekabet Kısıtlamalarına Karşı Kanun’un (GWB) 1. maddesinde düzenlenen kartel yasağını ihlal etmediği sürece geçerlidir. Bu tür bir yükümlülük, diğer piyasa katılımcılarının pazara erişimini önemli ölçüde kısıtlaması hâlinde geçersiz olabilir. Somut olayda böyle bir durum söz konusu değildi. Aksine, münhasır satın alma ve tedarik yükümlülüğü, tedarikçiye satış güvencesi ve müşteriye tedarik güvencesi sağlaması nedeniyle her iki taraf açısından da avantajlıydı. Ayrıca tedarikçinin pazar payı yalnızca yaklaşık %1 idi. Mahkeme genel olarak rekabet hukukuna dayalı itirazları temelsiz bulmuş; özellikle pazarın kesin biçimde tanımlanmaması, pazar paylarına ilişkin yeterli bilgi sunulmaması ve pazara giriş koşullarının ortaya konulmaması nedeniyle bu yöndeki iddiaları yetersiz değerlendirmiştir.

Ayrıca münhasır satın alma ve tedarik yükümlülüğü, müşteriyi makul olmayan ölçüde dezavantajlı duruma düşürmediğinden (27. ve devamındaki paragraflar, 35. ve devamındaki paragraflar), Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 307. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca genel işlem şartları kapsamında da geçerli olabilir. Bu sonuca, her iki tarafın menfaatlerinin birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir inceleme sonucunda ulaşılmıştır. Özellikle müşterinin uzun vadeli münhasır satın alma yükümlülüğü veya satın alma garantisi, tedarikçi tarafından sağlanan çeşitli önemli avantajlarla dengelenmektedir. Bunlar arasında, tedarikçinin uzun vadeli fiyat garantisi vermediği durumlarda dahi, uygun veya piyasa koşullarına uygun şartlarla pazara erişimin yanı sıra tedarik güvencesi de bulunmaktadır. Buna ek olarak tedarikçi, ürünlerin kullanılması için gerekli ekipmanı ücretsiz olarak kurmuş ve sözleşme süresinin tamamı boyunca müşterinin kullanımına sunmuştur. Tedarikçi ayrıca çeşitli hizmetleri ücretsiz olarak sunmayı taahhüt etmiştir. Buna karşılık müşteri, ürünleri münhasıran tedarikçiden satın alma yükümlülüğü altındadır ve bu sözleşmesel yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde tazminat ödemekle yükümlüdür.

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.