AİHM Mağdur Başvurularında Temsil

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde temel hakların korunması

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan haklarının bir devlet tarafından ihlal edildiğini ileri süren kişilere hukuki başvuru imkanı sunmaktadır. Mahkemeye başvuru, sıkı kabul edilebilirlik ve usul şartlarına tabidir. Potansiyel bir başvurunun ilk değerlendirilmesinden Mahkeme önündeki yargılama sürecine kadar başvuruculara danışmanlık ve temsil hizmeti sunuyor; özellikle kabul edilebilirlik koşullarına, sürelere ve eksiksiz bir başvurunun hazırlanmasına önem veriyoruz.

Kimlere Destek Sağlıyoruz?

Bir Sözleşmeci Devlete atfedilebilen eylem veya işlemler nedeniyle Sözleşme ile korunan haklarının ihlal edildiğini düşünen kişilere, ailelere ve başvuru hakkına sahip diğer kişilere hukuki destek sunuyoruz. Başvurular, diğerlerinin yanı sıra aşağıdaki konulara ilişkin olabilir:

  • adil yargılanma hakkı ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması;
  • hukuka aykırı olduğu ileri sürülen tutuklama veya özgürlükten yoksun bırakma dahil olmak üzere kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı;
  • özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı;
  • ifade, din, toplantı veya örgütlenme özgürlüğü;
  • mülkiyetin korunması;
  • sözleşme kapsamındaki haklardan yararlanmada ayrımcılık; ve
  • yaşam hakkı veya işkence ya da insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını ilgilendiren ciddi ihlal iddiaları.

Kabul Edilebilirlik: Mahkemeye Başvurunun İlk Aşaması

Mahkeme, bir Sözleşme hakkının ihlal edilip edilmediğini incelemeden önce başvurunun kabul edilebilir olup olmadığını değerlendirir. Bu nedenle, kabul edilebilirlik kriterlerinin karşılanmaması hâlinde başvuru esası incelenmeden sonuçlandırılabilir. İlk değerlendirmemizde, başvurunun incelenebilmesi açısından belirleyici olabilecek usule ve Mahkemenin yetkisine ilişkin hususları değerlendiriyoruz.

  • Mağdur sıfatı: Başvurucunun ihlalden doğrudan etkilendiğini veya Sözleşme kapsamında başka bir şekilde mağdur sıfatına sahip olduğunu ortaya koyup koyamadığı.
  • Yetki: Şikayetin Mahkemenin kişi, yer, zaman ve konu bakımından yetkisi kapsamında bulunup bulunmadığı.
  • İç hukuk yollarının tüketilmesi: Mevcut ve etkili iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediği ve Sözleşme kapsamındaki şikayetin özü itibarıyla ulusal makamlar önünde ileri sürülüp sürülmediği.
  • Başvuru süresi: Başvurunun ilgili nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay içinde yapılıp yapılamayacağı.
  • Temellendirme: Olayların, destekleyici belgelerin ve hukuki gerekçelerin Sözleşme kapsamında savunulabilir bir şikayet ortaya koyup koymadığı.
  • Diğer kabul edilebilirlik koşulları: Konunun daha önce başka bir uluslararası merci tarafından incelenip incelenmediği, başka bir başvuruyla esas itibarıyla aynı olup olmadığı, başvurunun anonim veya başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı, açıkça dayanaktan yoksun bulunup bulunmadığı ya da başka bir kabul edilemezlik nedeninin mevcut olup olmadığı.

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ulusal mahkeme kararlarına karşı başvurulabilecek yeni bir kanun yolu veya ek bir temyiz mercii değildir. Kural olarak başvurucular, mevcut ve etkili iç hukuk yollarını kullanarak iddia edilen ihlalin öncelikle ulusal makamlar tarafından giderilmesine imkan tanımalıdır. Bu değerlendirme her somut olayın özelliklerine göre yapılır. Doğru usul yolunun belirlenmesi, Sözleşme kapsamındaki şikayetin özü itibarıyla ulusal makamlar önünde ileri sürülüp sürülmediğinin incelenmesi ve AİHM’ye başvurulmadan önce tüketilmesi gereken başka bir hukuk yolunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dört Aylık Başvuru Süresi

Genel kural olarak bireysel başvurunun nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay içinde yapılması gerekir. Dört aylık süre, 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren verilen nihai iç hukuk kararları bakımından uygulanmaktadır. Birden fazla yargılama sürecinin bulunduğu, kararın tebliğine veya bildirimine ilişkin sorunların ortaya çıktığı ya da olağanüstü kanun yollarına başvurulduğu durumlarda sürenin başlangıç tarihinin belirlenmesi karmaşık olabilir.

Başvurunun değerlendirilmesini son günlere bırakmayın.

Eksiksiz bir başvuru; imzalı başvuru formunun yanı sıra, diğer hususların yanında iç hukuk yollarının tüketildiğini ve başvuru süresine uyulduğunu gösteren destekleyici belgeleri de içermelidir. Başvurunun erken aşamada değerlendirilmesi, süre dolmadan önce olayların kronolojisinin, kararların ve delillerin düzenlenmesine imkan sağlar.

Usul geçmişini inceliyor, başvuru süresini başlatması muhtemel kararı belirliyor ve başvuru için bir yol haritası hazırlıyoruz. Hukuki değerlendirme, her somut olayın özelliklerine ve ilgili iç hukuk usul kurallarına göre yapılmalıdır. Başvurucular, ek veya olağanüstü bir kanun yolunun dört aylık süreyi durdurduğunu veya yeniden başlattığını varsaymak yerine zamanında hukuki danışmanlık almalıdır.

Eksiksiz ve Usule Uygun Bir Başvuru

Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. maddesi uyarınca bireysel başvurunun Mahkemenin başvuru formu kullanılarak yapılması ve formda istenen bilgileri içermesi gerekir. Başvuruda olayların, ileri sürülen Sözleşme ihlallerinin ve başvurucunun Sözleşme’nin 35 § 1 maddesinde öngörülen koşullara uygunluğunun kısa, açık ve okunaklı şekilde açıklanması gerekir. Başvuru ayrıca imzalanmalı ve ilgili karar ve belgelerin kopyalarıyla birlikte sunulmalıdır. Mahkeme İçtüzüğü’nün 47. maddesinde öngörülen sınırlar çerçevesinde ek açıklamalar da başvuruya eklenebilir.

Hizmetlerimiz aşağıdakileri kapsayabilir:

  • iç hukuk dosyasının ve usul kronolojisinin incelenmesi;
  • mağdur sıfatı, Mahkemenin yetkisi, iç hukuk yollarının tüketilmesi ve dört aylık başvuru süresi hakkında hukuki danışmanlık sunulması;
  • dosya kapsamıyla desteklenen Sözleşme haklarının ve ihlal iddialarının belirlenmesi;
  • başvuru formunun ve yapılandırılmış ek açıklamaların hazırlanması;
  • ilgili kararların ve delil niteliğindeki belgelerin düzenlenmesi;
  • Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü ile yazışmaların yürütülmesi ve usule ilişkin talimatların yerine getirilmesi;
  • başvurunun Hükümete bildirilmesinin ardından kabul edilebilirlik ve esas hakkında görüşlerin hazırlanması;
  • dostane çözüm önerileri ve adil tatmin talepleri konusunda danışmanlık sunulması; ve
  • Strazburg’daki yargılamanın ilgili aşamalarında başvurucunun temsil edilmesi.

Sınır Ötesi ve Çok Dilli Davalar

Başvurular birden fazla ülkede yürütülen yargılamaları, yabancı dilde düzenlenmiş kararları, davalı devlet dışında yaşayan başvurucuları veya uzun yıllara yayılan dosyaları içerebilir. Gerektiğinde farklı ülkelerdeki belge ve hukuki çalışmaları koordine ederek bu materyalin açık bir kronolojiye dönüştürülmesine ve Sözleşme kapsamındaki şikayetlerin belirli ve anlaşılır şekilde ortaya konulmasına yardımcı oluyoruz.

Erken Değerlendirme Neden Önemlidir?

Başvurunun zamanında değerlendirilmesi, AİHM’ye başvurmadan önce tamamlanması gereken başka iç hukuk yollarının bulunup bulunmadığının, kritik bir sürenin yaklaşıp yaklaşmadığının ve hangi delillerin muhafaza edilmesi gerektiğinin belirlenmesini sağlayabilir. Ayrıca başvurucunun, sürece önemli ölçüde zaman ve kaynak ayırmadan önce başvurunun usulen ilerleme imkanı hakkında bilinçli bir değerlendirme yapmasına yardımcı olur.

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.