1 Ocak 2026’dan İtibaren Yürürlükte Olan BAE Miras Reformları: Yabancı İkamet Edenler ve İşverenler İçin Neler Değişti?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Ocak 2026’dan itibaren, yabancı bir kişinin belirlenebilir yasal mirasçı bırakmadan vefat etmesi hâlinde terekenin nasıl yönetileceğini açıklığa kavuşturan yeni bir yasal reform paketini yürürlüğe koydu. Yeni düzenlemeler, terekenin tasfiyesine ilişkin usuli belirsizlikleri azaltmayı, işlemlerdeki gecikmeleri kısaltmayı ve BAE’de bulunan malvarlıklarının akıbetini daha açık hâle getirmeyi amaçlıyor.
Yeni kurallar uyarınca banka hesaplarındaki bakiyeler, taşınmazlar ve yerel şirketlerdeki paylar gibi BAE’de bulunan ve mirasçısı olmayan bir terekeye dâhil malvarlığı unsurları, ilgili mahkeme sürecinin tamamlanmasının ardından vakıf (Waqf) kapsamında onaylanmış hayır kurumlarına devredilebiliyor.
Şirketler açısından düzenlemeler özellikle işverenlerin, vefat eden bir çalışana ödenmesi gereken hizmet sonu hakları, ücret bakiyeleri, pay veya hisse planlarından doğan ödemeler ve diğer alacakları elinde bulundurduğu durumlarda önem taşıyor. Şirketlerin, kayıtlı bir vasiyetnamenin bulunup bulunmadığı konusunda daha kapsamlı bir incelemeyle karşılaşması bekleniyor. Yasal mirasçıların tespit edilemediği durumlarda ise söz konusu tutarların kanunda öngörülen mekanizma uyarınca nihayetinde hayır kurumlarına aktarılması gündeme gelebiliyor.
Aileler, Miras Planlaması ve İnsan Kaynakları Birimleri İçin Temel Hususlar
Reformlar, miras işlemlerinde küçüklerin durumuna ilişkin kuralları da değiştiriyor. Küçüklerin miras yoluyla edindikleri malvarlığını yönetmek üzere mahkemeye başvurabilecekleri yaş, yargısal gözetim ve gerekli güvenceler korunmak kaydıyla Miladi takvime göre 15’e indiriliyor. Uygulamada bu düzenleme, önemli işlemler üzerindeki mahkeme denetimini korurken aile şirketlerinde karar alma süreçlerinin daha erken bir aşamada yürütülmesini sağlayabiliyor.
Gayrimüslim yabancı ikamet edenler açısından düzenleme, vasiyetname bulunmayan miras durumlarında daha yeknesak ve cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir paylaşım sistemini güçlendiriyor. Buna göre sağ kalan eşe belirli bir pay ayrılıyor ve kalan tereke çocuklar arasında cinsiyet ayrımı yapılmaksızın paylaştırılıyor.
Yeni düzenlemeler daha açık bir hukuki çerçeve sunsa da BAE’de malvarlığı veya aile bağları bulunan kişilerin, banka hesaplarının bloke edilmesi ve idari gecikmeler gibi riskleri azaltmak amacıyla ilgili yerel kanallar üzerinden resmî vasiyetname tescilini değerlendirmesi önemini koruyor. İşverenler ve uluslararası çalışan hareketliliğini yöneten birimler açısından ise işe alım ve yan haklara ilişkin belgelerde vasiyetname tescili seçeneklerine yer verilmesi ve çalışanların vefatı hâlinde yapılacak nihai ödemelere ilişkin şirket içi prosedürlerin yeni kurallara uygunluğunun gözden geçirilmesi öne çıkıyor. Bu husus, özellikle herhangi bir mirasçının tespit edilemediği durumlarda önem taşıyor.

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.