Gerçekte Şirket Olmayan Bir Şirket mi? Adi Ortaklığa Giriş

Birden fazla kişi ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere birlikte hareket etmek istediğinde akla genellikle limited şirket veya komandit şirket gibi bir şirket türü gelir. Ancak Macar Medeni Hukuku çok daha basit bir yapıyı da düzenlemektedir: Adi Ortaklık (civil law partnership).

Adi ortaklık, birden fazla kişinin bu amaçla ayrı bir organizasyon veya tüzel kişi kurmadan ekonomik veya başka bir ortak amacı birlikte gerçekleştirmesine imkân tanıyan bir iş birliği biçimidir.

Adi Ortaklık Tüzel Kişi Değildir

Adi ortaklığın en önemli özelliklerinden biri tüzel kişiliğinin bulunmamasıdır. Ticaret şirketleri hukuki ilişkilerde bağımsız bir hukuk süjesi olarak yer alırken adi ortaklık, ortaklarından ayrı bir kişi hâline gelmez.

Uygulamada bu durum şu anlama gelir:

  • adi ortaklık kendi adına hak edinemez veya borç altına giremez;
  • ticaret siciline tescil edilemez;
  • ortaklarının malvarlığından ayrı bir malvarlığına sahip değildir.

 

Dolayısıyla adi ortaklık gerçekte bir organizasyon değil, ortaklar arasındaki sözleşmeye dayalı bir iş birliğidir.

Adi Ortaklık Nasıl Kurulur?

Cevap basit: sözleşmeyle. Ancak daha ilginç olan soru, bu sözleşmenin nasıl kurulabileceğidir.

Taraflar, diğer bir ifadeyle ortaklar; ortak amaçlarını gerçekleştirmek üzere birlikte hareket etmeyi, bu amaç için gerekli malvarlığı katkılarını sağlamayı ve faaliyetlerinden doğan riskleri birlikte üstlenmeyi taahhüt eder.

Adi ortaklığın kurulması için herhangi bir resmî izin veya tescil gerekmez. Medeni Kanun, adi ortaklık sözleşmesi için zorunlu bir şekil şartı öngörmez. Dolayısıyla sözleşme yalnızca yazılı değil, sözlü olarak da kurulabilir.

Dahası, bazı durumlarda tarafların örtülü davranışlarından da bir adi ortaklığın varlığı sonucuna ulaşılabilir. Yargı uygulamasına göre belirleyici olan, tarafların iş birliklerine verdikleri isim değil, iş birliğinin gerçek niteliğidir.

Bu durum BH (Karar) 1978. 118. ile açıkça ortaya konulmuştur:

“İnşaat işlerinin anne ve baba ile çocukları veya yakın akrabalar tarafından birlikte yürütülmesi hâlinde, tarafların ortaklaşa mal edinme iradesinin bulunması ve gerekli mali kaynakların ortak tasarrufa sunulmuş olması durumunda, Medeni Kanun’un 571. maddesi uyarınca adi ortaklığın kurulduğunun tespiti hukuken mümkün olabilir.”

Karar, bazı durumlarda tarafların açıkça böyle bir iradesi bulunmasa dahi adi ortaklığın tarafı hâline gelebileceklerini gösteriyor. Ortak amaç, iş birliği, riskin birlikte üstlenilmesi ve kanunda öngörülen diğer şartlar mevcutsa hukuki ilişki kurulmuş sayılabilir.

Malvarlığı Katkısı Neleri Kapsar?

Adi ortaklığın temel unsurlarından biri malvarlığı katkısında bulunulmasıdır.

Bir ortağın katkısı:

  • para;
  • ekonomik değeri bulunan bir eşya;
  • ekonomik değeri bulunan bir hak;
  • başta kişisel emek olmak üzere başka bir edim olabilir.

 

Nakdî olmayan malvarlığı katkılarının değerini ortaklar belirler. Katkıların birbirlerine oranı da bu değerler esas alınarak tespit edilir.

Katkının hukuki durumu bakımından tüketilebilen ve tüketilemeyen eşyalar arasında ayrım yapılması gerekir. Motorlu taşıt veya makine gibi tüketilemeyen eşyalar kural olarak ortakların ortak kullanımına sunulur.

Gıda, yakıt veya belirli ham maddeler gibi tüketilebilen eşyalar ise ortakların ortak mülkiyetine geçer.

Kararları Kim Alır?

Adi ortaklığın bağımsız bir organizasyonu bulunmadığından karar alma yetkisi esas olarak ortaklara aittir.

Kural olarak bütün ortaklar ortaklığın işlerini birlikte yürütme yetkisine sahiptir. Bununla birlikte taraflar, yönetimin bir veya birden fazla belirli ortak tarafından yürütülmesini kararlaştırabilir.

Ortaklığın işlerini yürütme yetkisinin birden fazla kişiye ait olduğu durumlarda kararlar kural olarak oy birliğiyle alınır.

Önemli bir diğer özellik ise ortaklık dışından bir kişinin ortaklığın işlerini yürütmek üzere yetkilendirilememesidir. Bu yönüyle adi ortaklık, dışarıdan bir kişinin yönetici olarak atanmasının mümkün olduğu şirketlerin büyük çoğunluğundan ayrılır.

Ortaklık Sıfatı Devredilebilir mi?

Adi ortaklık kişisel güven ilişkisine dayanır. Ortaklar genellikle birbirlerinin kimliğini dikkate alarak birlikte hareket etmeye karar verir. Bu nedenle ortaklık sıfatı serbestçe devredilebilen bir malvarlığı hakkı olarak değerlendirilemez.

Buna göre ortaklık sıfatı kural olarak üçüncü bir kişiye serbestçe devredilemez. Yeni bir kişinin ortaklığa katılması diğer ortakların rızasını gerektirir.

Adi ortaklık bu yönüyle, belirli payların veya şirket hisselerinin — her zaman kolay olmasa da — devredilmesinin daha mümkün olduğu ticaret şirketlerinden önemli ölçüde ayrılır.

Adi Ortaklık Ne Zaman Sona Erer?

Adi ortaklık çeşitli nedenlerle sona erebilir.

Başlıca sona erme nedenleri şunlardır:

  • ortak amacın gerçekleşmesi;
  • ortakların karşılıklı anlaşması;
  • sözleşmenin fesih bildirimiyle sona erdirilmesi;
  • ortaklardan birinin ölümü;
  • ortaklardan birinin hukuki halefi olmaksızın sona ermesi.

 

Son iki durumda kalan ortaklar, ayrılan ortak olmaksızın ortaklık sözleşmesini sürdürmeye karar verebilir. Bu düzenlemenin temelinde, adi ortaklığın tarafların birbirlerinin kimliğini dikkate alarak kurdukları kişisel güvene dayalı sözleşmesel bir ilişki olması yatar.

Ortaklığın Sona Ermesinden Sonra Hesaplaşma

Ortaklığın sona ermesi, tarafların aralarındaki ilişkiyi herhangi bir hesaplaşma yapmadan sonlandırabilecekleri anlamına gelmez. Kanun uyarınca ortaklar birbirleriyle hesaplaşmak zorundadır ve bu yükümlülüğü önceden ortadan kaldıran anlaşmalar geçersizdir.

Hesaplaşma sırasında:

  • ortak malvarlığı, ortakların katkıları oranında paylaştırılır;
  • ortak kullanıma sunulan eşyalar sahiplerine iade edilir;
  • mevcut alacak ve borçlar tasfiye edilir.

 

Özet

Adi ortaklık, Macar özel hukukundaki en basit iş birliği biçimlerinden biridir. Tüzel kişiliği yoktur, tescile tabi değildir ve birçok durumda kurulması için yazılı bir sözleşme dahi gerekmez. Ancak bu esneklik yanıltıcı olabilir. Belirli şartlar altında taraflar, bunu açıkça amaçlamamış olsalar dahi, hukuken adi ortaklık olarak nitelendirilen bir iş birliği ilişkisi kurmuş olabilir.

Bu nedenle ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere başkalarıyla iş birliğine başlamadan önce özellikle malvarlığı katkıları, karar alma, ortaklığın sona ermesi ve hesaplaşmaya ilişkin kuralların bilinmesi önem taşır.

İlgili Uygulama Alanları

ofis oturumu

Şirketler Hukuku

Bağlantılı hizmetler

Macaristan’da Şirket Kuruluşu

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.