Brexit yalnızca ekonomik sonuçlar doğurmakla kalmamış, şirketler hukuku açısından da çeşitli sonuçlara yol açmıştır. Avusturya Yüksek Mahkemesi, yakın tarihli bir kararında, idari merkezi Avusturya’da bulunan İngiliz şirketlerinin Brexit sonrasında hukuki ehliyetlerini kaybettiklerine hükmetmiştir (27 Ocak 2022, 9 Ob 74/21d). Avusturya Yüksek Mahkemesi bu kararıyla Alman içtihadını takip etmiştir. Münih Yüksek Bölge Mahkemesi, 5 Ağustos 2021 tarihli kararında, idari merkezi Almanya’da bulunan bir İngiliz limited şirketinin ne taraf ehliyetine ne de hukuki ehliyete sahip olduğuna hükmetmiştir (Münih Yüksek Bölge Mahkemesi, 29 U 2411/21 Kart).
1. Hukuki ehliyetin kaybedilmesi
Avrupa Birliği Adalet Divanı, şirketler hukukuna ilişkin tanınmış “üçleme” kararında (Centros, Überseering ve Inspire Art), yerleşme özgürlüğünün yabancı bir şirkete, mevcut şirket yapısını değiştirmek zorunda kalmadan başka bir Üye Devlette faaliyet gösterme imkânı tanıdığına hükmetmiştir. Ancak AB hukukunun kapsamı dışında, yabancı bir tüzel kişinin hukuki ehliyeti kural olarak merkezinin bulunduğu devletin hukukuna göre değerlendirilir. Çekilme Anlaşması’nda İngiliz şirketlerinin hukuki ehliyetlerinin tanınmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, Avusturya Yüksek Mahkemesi, Avusturya hukuku bakımından limited şirketin hukuki ehliyetini kaybettiği sonucuna varmıştır. Bununla birlikte Mahkeme, birden fazla hissedar bulunması hâlinde şirketin adi ortaklık olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Tek hissedarlı bir şirkette ise hak ve yükümlülükler doğrudan tek hissedara geçer.
2. Kişisel sorumluluk
“Eski hissedarlar”, limited şirketin yükümlülüklerinden tüm kişisel malvarlıklarıyla sorumludur. Şirket borçlarını ödeyemezlerse, kişisel malvarlıkları hakkında icra takibi yapılabilir veya kişisel iflas süreci başlatılabilir. Ayrıca limited şirket artık taraf ve dava ehliyetine sahip değildir. Bu nedenle şirketin ödenmemiş alacaklarının hissedarlar tarafından kendi adlarına dava yoluyla talep edilmesi gerekir.
3. Vergi sonuçları
Bu içtihat ışığında, İngiliz limited şirketi artık kurumlar vergisi bakımından bağımsız bir vergi mükellefi olarak kabul edilmeyecektir. Bunun sonucunda, gizli yedekler açığa çıkar ve ilgili oranda vergilendirilir.