Macar tedarikçilerin (daha sonra iflas işlemlerinde alacaklı konuma gelen) sıklıkla karşılaştıkları bir durum, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra Alman iş ortaklarının iflas başvurusunda bulunmasıdır. Bu durumda alacaklıya, genellikle Alman iflas idarecisi tarafından belirlenen dağıtım payını kabul etmekten başka bir seçenek kalmaz. Sonuç olarak, genellikle önemli zararlar ortaya çıkar ve alacaklılar, Alman iflas işlemlerinin sonuçlanmasını yıllarca beklemek zorunda kalırlar.
Alman iflas hukuku alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimimiz ve uzmanlığımız sayesinde, alacaklılara ek ve etkili bir çözüm yolu sunabiliyoruz: Alman şirketinin (GmbH, GmbH & Co. KG, AG veya AG & Co. KG olsun) genel müdürüne veya yönetim kurulu başkanına karşı doğrudan tazminat davası açmak.
En yaygın olay akışı şöyledir: Alman şirketi mal veya hizmet siparişi verir, yabancı iş ortağı yükümlülüklerini yerine getirir ve faturanın vadesi gelmeden önce Alman şirketi iflas başvurusunda bulunur. Ancak Macaristan’ın aksine Almanya, şirket yönetimine iflas başvurusunu gereksiz gecikme olmaksızın yapma konusunda katı bir yükümlülük yüklemektedir. Bu yükümlülüğe uyulmaması, şirketin yöneticileri veya yetkililerinin şahsi sorumluluğuna yol açabilir.
Bireysel davaların olguları incelendiğinde, yönetimin bu yükümlülüğe uymadığı ve dolayısıyla şirketin alacaklılarına zarar verdiği sıklıkla görülmektedir. Alman iflas hukukunun katı hükümleri uyarınca, bu tür davranışlar, genel müdür veya diğer sorumlu yöneticilere karşı kişisel sorumluluk taleplerine yol açabilir.
Büromuz tarafından Münih Bölge Mahkemesi nezdinde başarıyla sonuçlandırılan ve 2017 yazında kesinleşen bir davaya ilişkin karardan alınan bir alıntı, PDF formatında indirilebilir.
Bize ulaşın!