Yabancı bir mahkeme kararının kesinleşmiş olması, bu karar sonucunda hükmedilen tutarın Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) fiilen tahsil edilebileceği anlamına gelmez. BAE son yıllarda yabancı mahkeme kararlarının tenfizine daha elverişli bir yargı alanı hâline gelmiş olsa da tenfiz konusunda sıkı ve seçici bir yaklaşım sürdürülüyor.
BAE mahkemelerinin tenfiz etmeyeceği veya yalnızca belirli bölümlerini tenfiz edeceği çok sayıda kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunuyor.
Kesinleşmiş Olsa Bile BAE’de Hangi Kararlar Tenfiz Edilemez?
1. Kamu Düzenine veya Ahlaka Aykırı Kararlar
BAE’nin kamu düzenine veya ahlak anlayışına aykırı kararlar tenfiz edilmez. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki konulara ilişkin kararlar söz konusu olabilir:
- kumar,
- pornografi,
- evlilik dışı birlikte yaşama veya cinsel ilişkilere ilişkin hususlar,
- İslam hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırı yükümlülükler.
Bu durum tenfiz açısından kesin bir engel oluşturur.
2. Faiz İçeren Kararlar
BAE hukukunda faiz mutlak olarak yasaklanmış değildir. Bununla birlikte;
- fahiş,
- cezai nitelikte,
- veya Şeriat ilkeleriyle bağdaşmayan faiz hesaplamalarının tenfizi mümkün değildir.
Uygulamada, yabancı mahkeme kararındaki asıl alacağın tenfizine izin verilirken faiz kısmının tenfiz dışında bırakılması söz konusu olabilir.
3. Cezalandırıcı Tazminat
BAE hukukunda punitive damages olarak bilinen cezalandırıcı tazminat kurumu bulunmuyor. Bu nedenle;
- Common Law yargı sistemlerinde caydırma veya cezalandırma amacıyla hükmedilen tazminatların tenfizi mümkün değildir. Yalnızca kanıtlanmış fiilî zarar dikkate alınabilir.
4. Aile Hukuku Kararlarının Belirli Unsurları
Aşağıdaki konulara ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi genellikle mümkün değildir:
- eşcinsel evliliklerin tanınması,
- İslam hukuku ilkeleriyle bağdaşmayan çocuk velayeti veya dinî yetiştirmeye ilişkin hükümler,
- kişisel statüye ilişkin belirli yabancı mahkeme kararları.
Bu durumlarda BAE mahkemesi kendi hukuki değerlendirmesini yapar.
5. BAE Mahkemelerinin Münhasır Yetkisine Giren Uyuşmazlıklar
Uyuşmazlığın;
- BAE’de bulunan taşınmazlara,
- yerel iş ilişkilerine,
- yerel ticari acentelik ilişkilerine.
ilişkin olması hâlinde yabancı mahkeme kararının tenfizi mümkün değildir. Bu konularda BAE mahkemeleri münhasır yetkiye sahiptir.
6. Usuli Eksiklik İçeren veya Kesinleşmemiş Kararlar
Aşağıdaki kararlar tenfiz edilemez:
- kesin ve bağlayıcı hâle gelmemiş kararlar,
- usulüne uygun tebligat yapılmadan verilen kararlar,
- adil yargılanma ve usuli güvencelere aykırı kararlar.
Bu Konu Neden Yabancı Mahkeme Kararı Verilmeden Önce Önem Taşıyor?
En sık karşılaşılan ve en yüksek maliyete yol açan hatalardan biri, hukuki danışmanlığın ancak yabancı mahkeme kararı kesinleştikten sonra alınmasıdır. Bu aşamada stratejik hareket alanı büyük ölçüde daralmış olur.
Ancak bu noktada;
- hükmedilen tutarın bir bölümünün başından itibaren BAE’de tenfiz edilemeyeceği,
- talebin belirli unsurlarının kamu düzeni gerekçesiyle tamamen veya kısmen tenfiz engeliyle karşılaşacağı,
- seçilen mahkemenin uyuşmazlığı yanlış bir tenfiz sürecine yönlendirdiği ortaya çıkabilir.
Bu aşamadan sonra hukuki strateji geliştirmek yerine, ortaya çıkan sonuçların etkisini sınırlamak söz konusu olur.
Erken Aşamada Hukuki Danışmanlık Ne Sağlar?
Dava veya tahkim süreci başlamadan önce yapılacak doğru bir hukuki değerlendirme sayesinde:
- talep BAE’de tenfize uygun şekilde yapılandırılır,
- faiz ve cezalandırıcı tazminat gibi sorun yaratabilecek unsurlar önceden değerlendirilir ve gerektiğinde ayrıştırılır,
- BAE ana kara mahkemeleri, DIFC veya ADGM arasından uygun yargı yolu stratejik olarak belirlenir,
- hükmedilecek tutarın ne ölçüde fiilen tahsil edilebileceği gerçekçi biçimde değerlendirilir.
Bu aşamada, “kâğıt üzerinde kazanılmış” bir kararın gerçek bir mali sonuca dönüşmesi için gerekli hukuki strateji oluşturulur. Aynı şekilde, izlenecek yolun ekonomik veya hukuki açıdan sonuç vermeyeceği henüz süreç başlamadan tespit edilebilir.
Bu nedenle tenfiz konusunu karar verildikten sonra değil, yargılama başlamadan önce değerlendiriyoruz.
Sorun ortaya çıktıktan sonra değil, sonucun hâlâ şekillendirilebildiği aşamada.