Avrupa Birliği’nde Tebligat Amacıyla Belgelerin Tercüme Edilmesi Gerekliliği

Etkinlik Ayrıntıları:

02

Tarih: 24–27 Temmuz 2019

Bir hukukî veya hukuk dışı belgenin, hukuk veya ticaret davaları kapsamında bir AB üye devletinden başka bir AB üye devletine tebliğ edilmesi gerektiğinde, 13 Kasım 2007 tarihli ve (AT) 1393/2007 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü (Hukukî veya Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Üye Devletlerde Tebliği Hakkında Tüzük) uygulanır. AB Tebligat Tüzüğü, tebliğ edilecek bir belgenin tercüme edilmesinin gerekip gerekmediğini ve tercümenin hangi dilde yapılacağını düzenlemektedir.

Sınıflandırma ve Uygulamaya İlişkin Notlar 

Tebliğ edilecek belgenin tercüme edilip edilmeyeceğine karar verme sorumluluğu, belgenin tebliğini talep eden kişiye aittir.

Bununla birlikte, belge aşağıdaki dillerden birinde düzenlenmemişse veya bu dillerden birine yapılmış tercümesi eklenmemişse, muhatap tebliğ sırasında belgeyi kabul etmeyi reddedebilir veya belgeyi bir hafta içinde iade edebilir:

a) muhatabın anladığı bir dil veya

b) tebligatın yapılacağı üye devletin resmî dillerinden biri.

Dolayısıyla iki farklı yol izlenebilir:

  1. Başlangıçtan itibaren herhangi bir risk alınmak istenmiyorsa belge, tebligatın yapılacağı üye devletin resmî dillerinden birine tercüme edilmelidir. Bazı üye devletlerde birden fazla resmî dil bulunabileceğinden ve bu diller ülkenin yalnızca belirli bölgelerinde kullanılabileceğinden, doğru dilin seçilmesi tercüme masrafları bakımından da önem taşır.
  2. Tercüme masraflarından kaçınılmak isteniyorsa belge, muhatabın anlayabileceği düşünülen bir dilde tebliğ edilebilir. Muhatap belgeyi kabul etmeyi reddederse tercüme daha sonra sunulabilir.

İkinci seçeneğin tercih edilmesi ve muhatabın belgeyi kabul etmemesi hâlinde sürelerin kaçırılması konusunda kural olarak bir risk bulunmamaktadır. AB Tebligat Tüzüğü’nün 8(3). maddesine göre belge, genel olarak tercümesiyle birlikte ikinci kez tebliğ edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır. Bununla birlikte, bir üye devletin hukukuna göre belgenin belirli bir süre içinde tebliğ edilmesi gerekiyorsa başvuran bakımından ilk tebliğ tarihi — tercüme bulunmasa dahi — esas alınır.

Yargı Kararları 

AB Tebligat Tüzüğü, özellikle tüzel kişiler bakımından kimin “muhatap” olarak kabul edileceğini veya muhatabın belirli bir dili hangi durumda “anladığının” kabul edileceğini ayrıntılı olarak düzenlememektedir. Bu iki koşul içtihatlarla, özellikle Avrupa Birliği Adalet Divanının 8 Mayıs 2008 tarihli C-14/07 sayılı Ingenieurbüro Michael Weiss und Partner GbR/IHK Berlin kararıyla somutlaştırılmıştır. Söz konusu karar, Alman Federal Yargıtayının (BGH) 21 Aralık 2006 tarihli VII ZR 164/05 sayılı ön karar başvurusu üzerine verilmiştir.

Başlıca hususlar şunlardır:

a) “Muhatap”

Bu konuda mahkemelerin yaklaşımları yeknesak değildir:

  • Görüş 1: İlgili süreçten sorumlu kişinin dil bilgisi esas alınmalıdır. Kural olarak bu kişi, mevcutsa şirketin hukuk departmanında görev yapan kişidir. Örneğin Almanya pazarından sorumlu satış müdürünün Almanca bilmesi tek başına belirleyici değildir (LG Frankfurt a. M., 3.4.2014 – 2-03 O 95/13, BeckRS 2014, 16716).
  • Görüş 2: İş bölümüne dayalı bir organizasyona sahip şirketlerde yalnızca belgeyi fiilen teslim alan kişinin dil bilgisine odaklanılması uygun değildir. Bunun yerine şirket bünyesinde gerekli dil bilgisinin bulunup bulunmadığı veya şirketin belirli bir ülkedeki faaliyetlerinin kapsamı nedeniyle bu dil bilgisine sahip olması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir (AG Berlin-Mitte, 8.3.2017 – 15 C 364/16, IPRax 2018, 408). Bir yandan muhatabın şirket içindeki mevcut imkânlardan yararlanması beklenebilir; diğer yandan şirket içindeki değişiklikler gönderen tarafından her zaman bilinemeyebilir (örneğin AG Erding, 5.12.2013 – 4 C 1702/13, BeckRS 2014, 16268).

b) “Anlamak”

  • Dil bilgisi düzeyi, muhatabın resmî belgeleri ve yargı mercilerinde kullanılan hukuk dilini anlayabilmesine imkân verecek düzeyde olmalıdır (LG Frankfurt a. M., 3.4.2014 – 2-03 O 95/13, BeckRS 2014, 16716).
  • Belirli bir dili anlayıp anlamadığına tek başına muhatap karar veremez. Aksi takdirde tebligatın geçerliliği fiilen muhatabın değerlendirmesine bırakılmış olur.
  • Yazışmalarda ve sözleşmede belirli bir dilin kullanılacağını öngören bir hükmün kabul edilmiş olması, tek başına ilgili dilin bilindiğini kanıtlamaz. Bununla birlikte, özellikle hükmün kamu makamları ve kurumlarıyla iletişimi de kapsaması hâlinde bu durum bir gösterge oluşturabilir.
  • Diğer göstergeler şunlar olabilir:
    • Muhatap daha önce ilgili dilde iletişim kurmuşsa bu durum dil bilgisine işaret edebilir. Yazıları bizzat hazırlamış olması veya bir dil uzmanından yardım almış olması, yazıları kendisi imzaladığı sürece belirleyici değildir (LG Bonn, 30.11.2010 – 10 O 502/09, BeckRS 2011, 21269).
    • Asıl sözleşmede, uyuşmazlıklar bakımından gönderen üye devletin mahkemelerine yetki veren hükümler bulunması veya sözleşmenin o üye devletin hukukuna tabi kılınmış olması.
    • Belgenin muhatabının mahkemeye Almanca cevap vermesi ve cevabın içeriği, biçimi ve ifade tarzıyla talebini Almanca açıklayabildiğini göstermesi (LG Düsseldorf, 12.01.2010 – 4b O 286/08, BeckRS 2011, 03329).
    • Muhatabın, başvuran tarafından dava öncesinde gönderilen bir yazıya Almanca cevap vermiş olması (AG Berlin-Mitte, 8.3.2017 – 15 C 364/16, IPRax 2018, 408).
    • Muhatabın .de uzantılı Almanca bir internet sitesi işletmesi (AG Berlin-Mitte, 8.3.2017 – 15 C 364/16, IPRax 2018, 408).
    • Muhatabın belirli bir ülkedeki ticari faaliyetlerinin kapsamı nedeniyle ilgili dili bilen hukuk eğitimi almış çalışanlara sahip olmasının beklenmesi; örneğin Almanya’da 20 milyondan fazla müşteriye hizmet verilmesi (AG Berlin-Mitte, 8.3.2017 – 15 C 364/16, IPRax 2018, 408).

NZP NAGY LEGAL, uluslararası ve sınır ötesi hukuki konularda müvekkillerine kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır. Uluslararası ekibimiz, farklı hukuk sistemlerini ilgilendiren süreçlerde müvekkillerimize güvenilir ve etkin hukuki destek sağlamaktadır. Bizimle iletişime geçin.

Hukuk Bülteni

[/et_pb_text][et_pb_contact_form global_parent=”25119″ captcha=”off” email=”laszlo.nagy@nzp.de” custom_message=”Newsletterbestellung:||et_pb_line_break_holder||Vorname des Absenders: %%Vorname%%.||et_pb_line_break_holder||Name des Absenders: %%Name%%||et_pb_line_break_holder||E-Mail-Adresse: %%Email%%” success_message=”Thank your for subscribing! ” submit_button_text=”Subscribe to newsletter” form_background_color=”#ffffff” input_border_radius=”0px” module_id=”et_pb_contact_form_1″ _builder_version=”3.0.73″ form_field_font=”|on|||” form_field_font_size=”14px” form_field_line_height=”1em” custom_button=”on” button_text_size=”14px” button_border_width=”0px” button_letter_spacing=”0px” button_use_icon=”on” button_icon=”%%%” button_bg_color_hover=”rgba(0,0,0,0)” button_border_radius_hover=”0px” button_letter_spacing_hover=”0px”] [et_pb_contact_field field_id=”Vorname” field_title=”First name” allowed_symbols=”letters” required_mark=”off” fullwidth_field=”on” field_background_color=”#f2f2f2″ _builder_version=”3.0.47″ form_field_font=”||||” form_field_letter_spacing=”1px”][/et_pb_contact_field][et_pb_contact_field field_id=”Name” field_title=”Last name” fullwidth_field=”on” field_background_color=”#f2f2f2″ _builder_version=”3.0.47″ form_field_font=”||||” form_field_font_size=”15″ form_field_font_size_tablet=”15″ form_field_font_size_phone=”15″ form_field_letter_spacing=”1px” form_field_letter_spacing_tablet=”1px” form_field_letter_spacing_phone=”1px” form_field_line_height_tablet=”1.4em” form_field_line_height_phone=”1.4em”][/et_pb_contact_field][et_pb_contact_field field_id=”Email” field_title=”E-mail” field_type=”email” fullwidth_field=”on” field_background_color=”#f2f2f2″ _builder_version=”3.0.47″ form_field_font=”||||” form_field_letter_spacing=”1px” form_field_letter_spacing_tablet=”1px” form_field_letter_spacing_phone=”1px” form_field_line_height_tablet=”1.4em” form_field_line_height_phone=”1.4em”][/et_pb_contact_field] [/et_pb_contact_form][/et_pb_column][/et_pb_row][/et_pb_section]

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.