Tüketici Kredisi Sözleşmelerinde Bulunması Gereken Unsurlar Hakkında Avrupa Adalet Divanı Kararı

Ravensburg Bölge Mahkemesi’nin ön karar başvurusu üzerine Avrupa Adalet Divanı, tüketici kredi sözleşmelerine ilişkin 23 Nisan 2008 tarihli ve 2008/48/EC sayılı Direktifin yorumlanması hakkında bir karar vermiştir. Söz konusu Direktif, 87/102/AET sayılı Konsey Direktifini yürürlükten kaldırmıştır (9 Eylül 2021 tarihli karar, C-33/20, C-155/20 ve C-187/20).

Landgericht nezdindeki davanın konusu, tüketiciler ile VW, BMW ve Skoda Bank arasında imzalanan otomobil kredisi sözleşmeleriydi. Tüketiciler sözleşmelerden caymış; bazı durumlarda cayma hakkı sözleşmenin imzalanmasından birkaç yıl sonra kullanılmıştır. Avrupa Adalet Divanı (AAD), büyük ölçüde tüketiciler lehine karar vermiştir. Kredi sözleşmelerinde yer alan bilgilerin AB hukukunun gereklerini karşılamadığı ve sözleşmelerden caymanın mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Cayma hakkının etkili şekilde kullanılması bakımından temel mesele, 2008/48/EC sayılı Direktifin 14. maddesinin (1) numaralı fıkrasında öngörülen 14 günlük sürenin başlayıp başlamadığıdır. Bu sürenin başlayabilmesi için tüketicinin, Direktifin 10. maddesi uyarınca gerekli tüm sözleşme şartlarını ve bilgileri almış olması gerekir.

 

Gerekli Bileşenler

Avrupa Adalet Divanı’na göre, 2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının a), c) ve e) bentlerinde öngörülen bilgiler arasında, kredinin “bağlantılı kredi sözleşmesi” olduğunun açık ve öz bir şekilde belirtilmesi ve sözleşmenin süresine ilişkin bilgilerin yer alması bulunmaktadır.

2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının l) bendi uyarınca, kredi sözleşmesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte geçerli olan gecikme faiz oranı belirli bir yüzde oranı olarak belirtilmeli ve gecikme faiz oranının değiştirilmesine ilişkin mekanizma açıklanmalıdır.
Hesaplama yöntemi, ortalama bir tüketicinin kolaylıkla anlayabileceği şekilde düzenlenmeli ve tüketicinin yalnızca kredi sözleşmesinde yer alan bilgilere dayanarak gecikme faiz oranını hesaplayabilmesine imkân vermelidir.

2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının r) bendi uyarınca, ortalama bir tüketici erken ödeme hâlinde ödenecek tazminatın tutarını belirleyebilmelidir. Tazminatın hesaplanma yöntemi somut ve anlaşılır bir şekilde belirtilmelidir.

2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının t) bendi uyarınca, sözleşmede mahkeme dışı şikâyet ve itiraz yolları ile bunlara ilişkin masraflar hakkında gerekli tüm bilgiler de yer almalıdır.

 

Gerekli olmayan bileşenler

Avrupa Adalet Divanı (AAD), 2008/48/EC sayılı Direktifin 3. maddesinin n) bendi anlamındaki bağlantılı kredi sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ayrıntılı olarak açıklanmasını zorunlu tutmamaktadır. Örneğin, tüketicinin, kredi veren tarafından satıcıya ödenen kredi tutarı kadar satın alma bedelini ödeme yükümlülüğünden kurtulduğunun ayrıca açıklanması gerekmez.

2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrası, AB hukuku kapsamında uygulanabilir olmayan ulusal cayma kuralları hakkında bilgi verilmesini de zorunlu kılmamaktadır.

 

Sonuç

Avrupa Adalet Divanı’nın kararı, çok sayıda tüketici kredisi sözleşmesi bakımından cayma hakkının kullanılabileceği anlamına gelmektedir.

14 günlük cayma süresi, 2008/48/EC sayılı Direktifin 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen bilgilerin tüketiciye verilmesiyle başlar.

Avrupa Adalet Divanı’na göre, kredi sözleşmelerinde yukarıda belirtilen zorunlu unsurların eksik olması hâlinde, hakkın kaybedildiği veya kötüye kullanıldığı yönündeki itirazlar dikkate alınamaz.

Bu durum, bazı sözleşmeler bakımından cayma hakkının sözleşmenin imzalanmasından yıllar sonra dahi kullanılabileceği anlamına gelmektedir.

Uygulamada karşılaşılan birçok sözleşme düzenlemesi, Avrupa Adalet Divanı kararında belirtilen şartları karşılamamaktadır. Direktif, gayrimenkul üzerinde rehin hakkıyla teminat altına alınan krediler hariç olmak üzere tüketici kredisi sözleşmelerine uygulandığından, çok sayıda tüketici kredisi sözleşmesi bu karardan etkilenmektedir.

Uluslararası Yatırımlarınızda ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Yanınızdayız

Şirketinizin hedeflerine uygun ülke, hukuki yapı ve yatırım modelini belirlemek için uluslararası ekibimizden stratejik Türkçe Hukuki Danışmanlık alın.