Taraflar açısından uyuşmazlıkların yeknesak bir usul çerçevesinde çözümlenmesi genel olarak tercih edilmektedir. Bu nedenle uygulamada, tahkim anlaşmalarının geniş yorumlanması ilkesi gelişmiştir.
Münih Yüksek Bölge Mahkemesinin bir kararının da gösterdiği üzere (30 Ağustos 2011 tarihli karar – 34 SchH 8/11, Alman Medeni Usul Kanunu’nun 1040(3) maddesi kapsamındaki yargılama), bu yaklaşım, kendi tahkim şartını içermeyen sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların da başka bir sözleşmede yer alan tahkim şartının kapsamına girmesi sonucunu doğurabilir. Somut olayda tahkim şartı, bir tıbbi bakım merkezinin (MVZ) kurulmasına ilişkin ortaklık sözleşmesinde yer almakta ve bu sözleşmede ortak sıfatıyla yer alan hekimlerin tüm çalışma sürelerini MVZ’ye tahsis edecekleri de düzenlenmekteydi. Aynı gün ortaklar, hizmetler karşılığında ödenecek ücretin ayrıntılarını düzenleyen başka bir sözleşmeyi de adi ortaklıkla imzalamışlardı. Yönetici ortağın sunduğu hizmetler karşılığında ödenecek ücrete ilişkin uyuşmazlıkta Münih Yüksek Bölge Mahkemesi, hakem heyetinin yetkili olduğuna ilişkin ara kararını onamıştır. Mahkeme, ortaklık sözleşmesindeki tahkim şartının ücret sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları da kapsadığı sonucuna varmıştır. Ücret sözleşmesi hukuken bağımsız bir sözleşme olmakla birlikte, esas itibarıyla ortaklık sözleşmesinin uygulanmasına hizmet ettiğinden, ortaklık sözleşmesinde geniş şekilde kaleme alınmış tahkim şartının kapsamında kabul edilmiştir.