I. Birden Fazla İş İlişkisine Sahip Olma
Genel bir kural olarak, Macaristan İş Kanunu (Munka Törvénykönyve"İş Kanunu") bir çalışanın, genellikle “ikinci iş” veya “ikincil istihdam” olarak adlandırılan birden fazla iş ilişkisini aynı anda sürdürmesini açıkça yasaklayan herhangi bir hüküm içermemektedir.
Dolayısıyla, iş ilişkisi kurma özgürlüğü gereğince, bir çalışanın mevcut iş ilişkisinin yanı sıra ikinci bir iş ilişkisi kurma imkânı yalnızca kanunda açıkça belirtilen sınırlı nedenler ve amaçlar doğrultusunda kısıtlanabilir.
II. Anayasal Güvenceler
Yasama organının temel amacı, anayasal çalışma hakkının ve iş ilişkilerini serbestçe kurma hakkının mümkün olan en geniş kapsamda korunmasını sağlamaktır.
Macaristan Anayasası’nın XII. Maddesi şunu öngörmektedir:
Herkesin işini ve mesleğini özgürce seçme ve girişimcilik faaliyetinde bulunma hakkı vardır. Macaristan, çalışabilecek durumda olan ve çalışmaya istekli her kişinin çalışabileceği koşulları yaratmak için çaba gösterecektir.
Buna göre, birden fazla eşzamanlı iş ilişkisi de dâhil olmak üzere, iş ilişkilerini serbestçe kurma imkânı genel bir ilke olarak anayasal koruma altındadır.
III. İş Kanunu’ndaki İzin Verici Düzenlemenin Ayrıntıları
İş Kanunu’nun temelindeki yaklaşım, iş performansının kalitesini olumsuz etkilememesi koşuluyla, çalışanların dinlenme süreleri boyunca kural olarak istedikleri faaliyetlerde bulunabileceklerini kabul etmektedir.
Bu serbestlik esasına dayanan yaklaşım, sektöre özgü mevzuat çerçevesinde ikincil istihdamı da mümkün kılmaktadır. Ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığını vurgulamak önemlidir. İş Kanunu, çalışanların ikinci bir işe girerken uymaları gereken çeşitli kurallar içermektedir. Bu kurallara uyulmaması, çalışanın istemeden de olsa asıl iş ilişkisinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesine yol açabilir.
İşbirliği ve Bildirim Yükümlülüğü
İş Kanunu’nun 6. maddesinin 2. fıkrası, iş ilişkisinin taraflarının birbirleriyle işbirliği yapmalarını ve karşı tarafın haklarını veya meşru menfaatlerini ihlal eden davranışlardan kaçınmalarını öngörmektedir.
Bu hüküm, iyi niyet ve dürüstlük ilkeleriyle birlikte, çalışanın ikinci bir işte çalıştığını işverenine bildirme yükümlülüğünün temelini oluşturmaktadır.
Uygulamada bu, bir çalışanın ikinci bir işe girmeyi planlaması hâlinde işverenini bilgilendirmesi gerektiği anlamına gelir.
Bu husus, 6. maddenin (4) numaralı fıkrasıyla yakından bağlantılıdır. Söz konusu hüküm, tarafların iş ilişkisinin kurulması veya İş Kanunu kapsamındaki hakların kullanılması ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından önem taşıyan tüm olguları, verileri, koşulları ve bunlarda meydana gelen değişiklikleri birbirlerine bildirmelerini gerektirmektedir.
İkinci bir iş ilişkisinin varlığının, asıl iş ilişkisini önemli ölçüde etkileyebileceğine şüphe yoktur ve bu nedenle söz konusu durum işveren açısından önem taşımaktadır. Dolayısıyla, ikinci iş ilişkisinin bildirilmemesi yasal yükümlülüklerin ihlali anlamına gelebilir.
Çalışmaya Uygunluk Koşulu
İşverenler, çalışanların belirlenen yer ve zamanda çalışmaya uygun durumda işyerinde bulunmalarını ve görevlerini geçerli işyeri kuralları ve talimatlarına uygun olarak, kendilerinden genel olarak beklenen özen düzeyinde yerine getirmelerini bekleme hakkına sahiptir.
Örneğin, gündüz vardiyasında çalışan bir çalışanın önceki gece başka bir işveren için gece vardiyasında çalışması ve 24 saatten uzun süredir uyumamış olması nedeniyle işyerine yorgun gelmesi durumunda, çalışmaya uygun olup olmadığı haklı olarak sorgulanabilir.
Bu tür durumlarda çalışan görevlerini gerekli özenle yerine getiremeyebileceğinden, işverenin birden fazla iş ilişkisine izin vermemesi meşru bir gerekçeye dayanabilir. Aksi durum, İş Kanunu’nun 6. maddesinin 2. fıkrası kapsamında korunan işverenin meşru menfaatlerini ihlal edebilir.
Bu bağlamda işverenler, birden fazla işte çalışmanın aşağıdakiler de dâhil olmak üzere olası sonuçlarını değerlendirebilmelidir:
- Uykusuzluk ve yorgunluk;
- Konsantrasyon ve dikkatte azalma;
- Aşırı fiziksel yorgunluk; ve
- İş performansını olumsuz etkileyebilecek diğer faktörler.
İşverenin Ekonomik Çıkarlarının Korunması
Bir diğer önemli husus, İş Kanunu’nun 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen davranış yükümlülüğüdür. Bu hüküm uyarınca çalışanlar, iş ilişkisi süresince işverenlerinin meşru ekonomik çıkarlarını tehlikeye atacak davranışlarda bulunamazlar.
Uygulamada bu durum genellikle rakip bir işletmede çalışılması hâlinde gündeme gelir.
İşverenin, çalışanlarının rakip işletmelerde ikinci bir işte çalışmasını engelleme konusunda meşru bir menfaati bulunmaktadır; zira bu tür bir çalışma işverenin ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir.
IV. İstisna: Birden Fazla İşe Girmek Ne Zaman Yasaktır?
İş Kanunu, yönetici çalışanlar bakımından daha katı kurallar öngörmektedir.
208(2) maddesi uyarınca, bir çalışan aşağıdaki şartları yerine getirmesi hâlinde yönetici çalışan statüsüne girer:
- İşverenin faaliyetleri açısından son derece önemli veya özellikle gizli nitelikte bir pozisyonda bulunmak; ve
- Yasal asgari ücretin en az yedi katı tutarında temel ücret almak.
211. maddenin (1) numaralı fıkrası, bu tür çalışanların iş görmeye yönelik başka herhangi bir hukuki ilişki kuramayacağını öngörmektedir.
Bu kapsamda, iş görmeye yönelik hukuki ilişkiler şunları içerir:
- İş ilişkileri;
- Çalışma yükümlülüğü içeren kooperatif üyeliği;
- Hizmet sözleşmeleri ve vekâlet sözleşmeleri;
- Şirketlerde yönetici veya denetim kurulu üyesi olarak görev yapılmasına ilişkin hukuki ilişkiler; ve
- Bireysel girişimcilik faaliyetleri.
Bu nedenle, yönetici çalışanların bu türden herhangi bir ek kazanç getirici faaliyette bulunmaları kural olarak yasaktır.
V. İkinci bir iş, maaşı etkiler mi?
Mevcut iş ilişkisi ile daha sonra kurulan ikinci iş ilişkisi, birbirinden tamamen ayrı iş ilişkileri olarak kabul edilir.
Dolayısıyla, iş hukukundan doğan tüm yasal gereklilikler her bir iş ilişkisine ayrı ayrı uygulanır.
Ücret açısından bu durum, her iki iş ilişkisinde de çalışanın temel ücretinin geçerli yasal sınırın altına düşürülemeyeceği anlamına gelir:
- Asgari ücret; ya da
- Garantili asgari ücret,
çalışanın her iki işten elde ettiği toplam gelir bu eşikleri aşsa dahi.
Buna göre, asgari ücret ve garantili asgari ücrete ilişkin yasal hükümler her bir iş ilişkisine ayrı ayrı ve eşit şekilde uygulanır.
Ayrıca, asgari ücret ve garantili asgari ücret tutarlarının hükümet kararnamesiyle her yıl yeniden belirlenebileceği de belirtilmelidir.
Sonuç
Özetle, Macar iş hukuku birden fazla işte çalışma konusunda genel olarak esnek bir yaklaşım benimsemektedir. Bununla birlikte, bu özgürlük hem işverenlerin hem de çalışanların dikkatle değerlendirmesi gereken çeşitli yasal koşullara tabidir.
İster işveren ister çalışan olun, ikincil istihdamla ilgili hukuki sorunlarla karşılaşmanız hâlinde profesyonel hukuki yardım almanız tavsiye edilir. Bu konuyla ilgili herhangi bir sorunuz olursa, iletişim kanallarımızdan bize ulaşabilirsiniz.